Küçükken,karıştırma kabının dibinde kalan pişmemiş kek hamuruna parmağını daldırıp yalamayan çocuk yoktur herhalde.Bloglardan birinde bir yazı okumuştum(Deli Anne'nin blogu olabilir)mutlu çocukluk anıları oluşturmak için,koku hafızasını kullanmaktan bahsediyordu.Koku hafızasının en kuvvetli hafıza olduğu söyleniyor.Deja vu sebebi de diyebiliriz.Bu yüzden oğlumun çocukluk anılarında beraber yapılan lezzetli kekler(ünlü bir şef olursa,bu anılarını verdiği röportajlarında dile getirir artık :)),mis gibi kokan bir mutfak ve sıcacık bir ev olsun istedim.Oğlumla birlikte her hafta sonu güzel kokulu şeyler pişirmeye karar vermiştim ama her hafta sonu olamadı, maalesef.Olsun geç olsun da güç olmasın :)Amaç ya da araç ne olursa olsun,bir annenin çocuğuyla yeteri kadar ilgilendiği zaman hissettiği mutluluk gibisi yok diyebilirim...
İşte yazdan kalan fotoğraf karemiz.
Puf pasta Portakal Ağacı'ndaki tariften yapılmıştır.Bu fotoğraflar da yapmak isteyenlere rehberlik etsin.Lezzeti çok güzel.Daha önce Bursa'da Özge'yi ziyaret ettiğimde yemiştim,pastayı yaptığımda Özge'nin bizim için ne kadar zahmete girdiğini bir kez daha anlamış oldum.
Bu yuvarlak parçaların üstüne krema ve muz koyuyoruz.Onların da üzerine tepside kalan şekilsiz parçaları rondodan geçirerek elde ettiğimiz parçacıklardan serpiştirip,elimizle yapıştırıyoruz.
Benim rondom(eskisini kırdıktan sonra yeni bir tane istemedim) olmadığı için elimle ufaladım ,çok güzel olmadı.Benimkisi köstebek pastaya benzedi.Hazır olarak satılan köstebek pastalar,bu puf pastaların büyüğü diyebiliriz bence...
İşte bizim şekilsiz küçük pastalarımız.












